
1950’lerden bu yana hızlı bir şekilde sanayileşen ve yarattığı istihdam nedeniyle hızla göç almış bir metropol olan İstanbul’da planlama ve altyapı faaliyetleri bu hızda ve etkin bir şekilde gerçekleştirilemediğinden ve kaçak yapılaşan konut ve sanayi tesislerinden dolayı, İlimiz çok yönlü ve ciddi boyutlara varan çevre kirliliğine sahne olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Bir yandan kirlilik yaratmaları nedeniyle sanayinin kent dışına desantralizasyonu gerçekleştirilirken, bir yandan da tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü bölgelerde plansız, kontrolsüz, hiçbir altyapısı olmayan ve çevre adına önlemler alınmadan büyük sanayi bölgeleri oluşturulmaktadır. Şüphesiz bu, çevre kirliliğinin kent dışına taşınmasına ve kontrolsüzlük nedeniyle kirliliğin büyük boyutlara ulaşmasına sebep olmaktadır. Çevre kirliliğinin önüne geçmek, çevresel değerleri yükseltmek için farklı birimlerce çalışmalar yürütülse de kamuoyunda ve özellikle sanayicilerde çevre bilinci oluşturulmadığı sürece bu çalışmalar yetersiz kalmaya devam edecektir. Bu nedenle, çevre tahribatının önlenmesi amacıyla yapılan en önemli çalışmalar çevre bilincinin yükseltilmesi için yürütülen eğitim çalışmalarıdır.