Orta Akdeniz Havzası Atıksu Arıtma

Tarih: 30-01-2012, Kategori: Atıksu Arıtma

Orta Akdeniz Havzası Atıksu ArıtmaBaskı ve Etkiler: Yoğun insan aktivitelerinin özellikle de kapalı ve yarı kapalı denizlerde, kıyı ve deniz tahribatı ve daha da ciddi tahribat risklerinin oluşmasına çok önemli bir katkısı vardır. Akdeniz, uzun süreli yerleşim, kıyılarındaki yoğun nüfus ve giderek artan turizm faaliyetlerinden dolayı benzeri riskler altında olan yarı kapalı bir denizdir. Hızlı şehirleşme, evsel ve endüstriyel atıklar, tarımsal faaliyetler, hayvancılık, turizm aktiviteleri ve motorlu taşıtlar Akdeniz üzerinde belirleyici olan en önemli çevresel faktörlerdir. Havzadaki çevre sorunlarını öncelik sırasına göre kentsel katı atık kirliliği, evsel atıksu kirliliği ve endüstriyel kirlilik olarak sıralamak mümkündür. KOI kirliliğinin büyük kısmının, yaklaşık % 68 ile yerleşimden kaynaklı evsel atıksudan, daha sonra ise yaklaşık % 22 ile endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan kirlilikten, yaklaşık % 11’nin ise turizmden kaynaklandığı görülmektedir. Toplam azot ve fosfor kirliliğin büyük kısmının (% 75) yerleşimden kaynaklandığı, turizm kaynaklı toplam azot yükünün yaklaşık % 13 ve tarım kaynaklı toplam azot yükünün de % 10 civarında olduğu görülmektedir. Orta Akdeniz havzası içerisinde işletmede olan 1 adet OSB bulunmaktadır. İşletmede olan Antalya OSB’nin atıksu arıtma tesisi bulunmaktadır.

Havzada sekiz adet baraj bulunmaktadır. Bunlardan biri elektrik üretimi, sulama ve taşkın kontrolü, ikisi sulama ve taşkın kontrolü, biri sadece sulama, dördü ise sadece elektrik üretimi amaçlı kullanılmaktadır.

Eğirdir Gölü: Eğirdir Gölü tahribata uğramamış ve henüz su kalitesi fazla değer kaybetmemiş Türkiye'nin ikinci büyük tatlı su gölüdür. Isparta ilinin İçme suyunun temin edildiği Eğirdir Gölü, göl-dağ turizmi açısından olduğu kadar balık avcılığı, su sporları ve rekreasyon imkanları ile de bulunmaz bir yurt köşesidir. Bir çöküntü gölü olan Eğridir’e bilhassa etrafında bulunan çeşitli yükseklikteki dağlar da ilginç bir görünüm kazandırmaktadır. Göl ve çevresinde yamaç paraşütçülüğü, rüzgar sörfü, kamp-karavan turizmi, kuş gözlemciliği, trekking, canyoning, orienting yapılmaktadır. Eğirdir Gölü’nün suyu, tatlı su balıklarının yaşamasına elverişli olması amatör ve profesyonel balık avcılığı imkanını sağlamaktadır.

Korunan Alanlar:
Milli Parklar:

-Köprülü Kanyon Milli Parkı
-Termessos Milli Parkı
-Altınbeşik Milli Parkı
-Beydağları Milli Parkı
-Kızıldağ Milli Parkı
-Kovada Gölü Milli Parkı
Tabiat Parkları:
-Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı
-Yazılı Kanyon Tabiat Parkı
-Gölcük Tabiat Parkı
Tabiatı Koruma Alanları:
-Alacadağ Tabiatı Koruma Alanı
-Dibek Tabiatı Koruma Alanı
-Kasnak Meşesi Tabiatı Koruma Alanı
Özel Çevre Koruma Bölgeleri:
-Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi
-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi
-Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi

Baskı ve Etkiler:
Yoğun insan aktivitelerinin özellikle de kapalı ve yarı kapalı denizlerde, kıyı ve deniz tahribatı ve daha da ciddi tahribat risklerinin oluşmasına çok önemli bir katkısı vardır. Akdeniz, uzun süreli yerleşim, kıyılarındaki yoğun nüfus ve giderek artan turizm faaliyetlerinden dolayı benzeri riskler altında olan yarı kapalı bir denizdir. Hızlı şehirleşme, evsel ve endüstriyel atıklar, tarımsal faaliyetler, hayvancılık, turizm aktiviteleri ve motorlu taşıtlar Akdeniz üzerinde belirleyici olan en önemli çevresel faktörlerdir.

Havzadaki kirlilik esas olarak şu bileşenlerden oluşmaktadır:
•Endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan kirlilik,
•Yerleşim alanlarından kaynaklanan kirlilik,
•Turizm faaliyetlerinden kaynaklanan kirlilik,
•Deniz taşımacılığından kaynaklanan kirlilik,
•Yayılı kaynaklardan gelen kirlilik,
•Deniz ürünleri üretimi,
•Tehlikeli ve Özel Atıklar,
•Ham yağlar ve petrol orijinli hidrokarbonlar

Havzadaki çevre sorunlarını öncelik sırasına göre kentsel katı atık kirliliği, evsel atıksu kirliliği ve endüstriyel kirlilik olarak sıralamak mümkündür.
KOI kirliliğinin büyük kısmının, yaklaşık % 68 ile yerleşimden kaynaklı evsel atıksudan, daha sonra ise yaklaşık % 22 ile endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan kirlilikten, yaklaşık % 11’nin ise turizmden kaynaklandığı görülmektedir.

Toplam azot ve fosfor kirliliğin büyük kısmının (% 75) yerleşimden kaynaklandığı, turizm kaynaklı toplam azot yükünün yaklaşık % 13 ve tarım kaynaklı toplam azot yükünün de % 10 civarında olduğu görülmektedir. Orta Akdeniz havzası içerisinde işletmede olan 1 adet OSB bulunmaktadır. İşletmede olan Antalya OSB’nin atıksu arıtma tesisi bulunmaktadır.

Havza Planlama Hedefleri:
Havzada atıksu arıtma tesisini kurmamış belediyeler Çevre Kanunda belirtilen sürelerde bu tesisleri işletmeye almakla yükümlüdürler. Bu çerçevede Bakanlığımızca yapılan çalışmalar sonucunda Kanunda öngörülen sürelerde atıksu arıtma tesisi ile hizmet verilen belediye nüfusunun havzada bulunan toplam belediye nüfusuna oranı baz alınarak ulaşılması planlanan hedefler Grafik 38’de verilmektedir.

Havzada Bulunan Atıksu Arıtma Tesisleri İçin Yatırım ve Yenileme İhtiyacı:
AB Entegre Çevre Uyum Stratejisi’nde bulunan atıksu yatırım ihtiyacı tablosu Çevre Kanunun getirdiği kısıtlamalar göz önünde bulundurulup, tekrar değerlendirilerek, atıksu yatırım ihtiyacı (2007-2017) tablosu (2007-2017) oluşturulmuştur. Tablo 8’deki atıksu arıtma tesisi yatırım ihtiyacı havza nüfusuna göre hesaplanmıştır. Orta Akdeniz Havzası için AAT yatırım ihtiyacı aşağıda verilmektedir.


Copyright © 2012 Spring Water Su Arıtma Cihazları ve Sistemleri - Her Hakkı Saklıdır.
Hakkında Atıksu Arıtma Endüstriyel Su Arıtma Su Arıtma Cihazları